Asude Yaşamın İzleri
- Pınar Yurtseven
- 11 Haz
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 16 Haz

Tophane'den Galata'ya çıkan yokuşta bir şey beni bu evin önünde durdurdu. O kadar dingin ve ferah duruyordu ki neslin şaşalı ve gösterişli yarış halindeki tavrına meydan okuyordu adeta. Hemen bu kareyi fotoğraflamak istedim. Eminim ki birçok okuyucum bakarken aynı şeyleri düşünecek hatta belki daha da derine inecek. Masanın üstünde duran yoğurt kovası bile bir çoğumuzu geçmişe götürmeye yeter. Taze içilmiş dibi kalan çay bardağı kim bilir kimin anılarına ortak olmuştur diye gözümün önünden binlerce kesi geçti. Bu kadar derin bakabilmek miydi mesele yoksa izlerin bu kadar derinine inebilmek miydi tartışmaya açık... Ama bildiğim bir şey vardı ki İstanbul'u İstanbul yapan tam olarak bu tezatlardı. Bir yanda şık kafelerin, modern binaların yükseldiği o şaşalı caddeler; diğer yanda ise bir yokuş başında karşımıza çıkan zamana direnen, pencerelerden sarkan çamaşırlar ve adeta çayın masada durduğu zamanında ikindi vaktinde kaldığı o eşsiz an...
Asude:
Farsça kökenli bir kelime olan asude, "sıkıntı ve üzüntülerden uzak, rahat, huzurlu, dingin, sessiz ve sakin" anlamına gelir. Telaştan ve kargaşadan uzak, kendi halinde ve huzur dolu durumları ya da kişileri tanımlamak için kullanılır.
Tezat
Kelime anlamı olarak karşıtlık, çelişki veya birbirine tamamen ters düşme durumu demektir.

İlk mesai sabahı marmaray istasyonuna giderken üzerinden geçtiğim bu mavi köprü beni iş yerine varana kadar düşündürdü. Sanki köprüye ayak basıp bitirene kadar bütün stres, kaos, endişe kafadan uçup gidiyordu. Mini tekneler mavilik, yeşillik ve o bir araya gelişin dinginliği özelliklede balıkçı amcalar insanın stresini dindirmeye yeter. Böyle bir güzergahı kullanıyor olmak iş yorgunluğuma ve stresime az da olsa şerit çekmeye yetiyor. Bu güzel manzarayı da siz değerli okuyucularımla paylaşmak istedim...
Konum: Küçükçekmece/ Marmaray İstasyonu




Yorumlar