top of page
Bu pasajın loş ışığında, İstanbul’un saklı hikâyelerinin izini sürüyorum.


Asude Yaşamın İzleri
Bazen tek bir fotoğraf karesi yeter asudeliği anlatmaya. Çiçeklerin rengi, evin boyası, camdaki perdenin duruşu,asılı çamaşırların fotoğrafa yansıyan kokusu. Tophane'den Galata'ya çıkan yokuşta bir şey beni bu evin önünde durdurdu. O kadar dingin ve ferah duruyordu ki neslin şaşalı ve gösterişli yarış halindeki tavrına meydan okuyordu adeta. Hemen bu kareyi fotoğraflamak istedim. Eminim ki birçok okuyucum bakarken aynı şeyleri düşünecek hatta belki daha da derine inecek. Masa
Pınar Yurtseven
11 Haz2 dakikada okunur


Taksim Meydanı: Sıfır Atık Sergisi
İsraf ve atığın her geçen daha çok arttığı şehrimizde insanları biraz da olsa bilinçlendirmek için çok emek harcanmış bir proje. Taksim Meydanının ortasına konumlandırılmış bir kutu içerisinde duran gizem izlenimi veren bu sergi. İçeriye adım atar atmaz animasyonların içerisinde kaybolmanızı sağlıyor. Yıldızlar, yeşiller, sarılar ve dev ekran o kadar büyüleyici bir atmosfer ki. İçeriye doğru yürüdükçe veriler ile hazırlanmış tablolar ve görseller bilinçlendirme konusunda inan
Pınar Yurtseven
11 Haz1 dakikada okunur


İstanbul'un İzleri: Hafta Sonu...
Bazen küçük bir kız çocuğunun elini başına koyuşundan anlarız birçok duygunun hissiyatını. Sirkeci trafiğinde dikkatimi çeken sarı saçları ve altın küpesiyle fark ettim bu küçük kızı. Belli yaşı küçük ama taşıdıkları büyük; kederi, hüznü, çabası büyüktü küçük kızın... Terlikleri bile iki yana dağılmış kim bilir neler düşüncesindeydi. Yirmi saniye kadar da görmüş olsam içimde derin bir hüzün bıraktı. Küçük çocukların akranlarıyla her zaman aynı şartlar içerisinde olamıyor oluş
Pınar Yurtseven
31 May2 dakikada okunur


“Şehrin Ortasında Keçili Bir Kafe Deneyimi”
İnanılmaz ve farklı bir konsept sunan kafe deneyimini sizlerle paylaşmak için çok heyecan duyuyorum. Avcılar'da Velmora Kafe diğer kafelerden ayıran özelliği ise kafenin ev sahipliğini yapan cüce keçiler (Vel&Mora)kafenin workshop alanında uyuma ve tuvalet alanları, beslenme alanları yer alıyor. Kafenin sahibi cüce keçilerle çok özverili biçimde ilgileniyor. Ayrıca cüce keçiler kafenin içinde dolaşarak çok yoğun ilgi topluyorlar.Daha önce bu konsepti hiçbir yerde görmemiş olm
Pınar Yurtseven
23 May1 dakikada okunur


Şehrin En Masum İzleri: Patiler, Kanatlar ve Hatıralar
Bazı şehirler insanlarıyla hatırlanır, bazıları ise sokaklarında yaşayan sessiz canlarla… İstanbul’un taş sokaklarında dolaşan kediler ve gökyüzünü paylaşan güvercinler, bu şehrin görünmeyen hafızasını taşır. Onlar sadece birer hayvan değil; geçmişten bugüne uzanan yaşamın sessiz tanıklarıdır. Bir cami avlusunda bekleyen güvercinler, sabahın ilk ışığında martılarla karışan sesler, dar sokak köşelerinde kıvrılıp uyuyan kediler… Hepsi İstanbul’un ruhuna işlenmiş küçük ama derin
Pınar Yurtseven
19 May1 dakikada okunur


İstanbul'dan İzler: PTT Genel Müdürlüğü
Posta ve Telgraf Teşkilatı veya kısaca PTT, genel müdürlük olarak hizmet veren, Türkiye'nin posta örgütüdür. 2013 yılı Mayıs ayında TBMM'de kabul edilen tasarı ile Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi haline gelmiştir.6 Şubat 2017 yılında yayımlanan kararname ile devlete ait bütün hisselerinin Türkiye Varlık Fonuna devredilmesi kararlaştırılmıştır.İlk posta teşkilatı, Tanzimat Fermanı ile yaşanan gelişmelerin sonucu olarak Osmanlı Devleti'nin tüm halkının ve yabancıların
Pınar Yurtseven
19 May2 dakikada okunur


Boğazın Üzerinde Geçen Zaman
Galata Köprüsü bazen insana bir köprüden fazlası gibi görünür. Sanki şehrin iki yakasını değil de iki ayrı zamanını birbirine bağlıyordur. Bir tarafında telaşla yürüyen insanlar, diğer tarafında yüzyıllardır değişmeden duran kubbeler ve minareler… Ve tam ortasında, oltasını sessizce suya bırakan bir adam. Arkada yükselen Yeni Cami gökyüzünün altında ağır bir taş gemi gibi duruyor. Bulutlar öylesine yoğun ki şehir neredeyse karanlığa gömülecekmiş hissi veriyor. Ama yine de bul
Pınar Yurtseven
17 May2 dakikada okunur


Demir, Duman, Emek
Büyük Valide Han’ın iç avlusunda gün sabahın erken saatlerinde başlardı. Dar taş koridorlardan metal sesi yükselirdi; bir yerde ince bir törpü sesi, başka bir yerde kızgın döküm kalıplarının tok yankısı. Hanın üst katlarına çıktıkça ağır yağ kokusu, kömür isi ve eritilmiş metalin keskin sıcaklığı birbirine karışırdı. Kalıp ustalarının dükkânları genellikle loştu. Kapının hemen yanında ahşap bir tezgâh, üzerinde yıllarca kullanımdan kararmış çekiçler, eğeler, kumpaslar dururdu
Pınar Yurtseven
17 May2 dakikada okunur


İstanbul'un Kadim Hanları
Ana cephesi Sultanhamam’dan Beyazıt’a çıkan Çakmakçılar Yokuşu boyunca III. Sultan Mustafa Camii hizasından başlayıp yokuşun üst tarafına kadar devam ederek arka taraftan da Uzunçarşı’da İbrâhim Paşa Camii yanına kadar geniş bir alanı kaplar. Haliç’e hâkim bir sırt üzerinde bulunmaktadır. Ölçüleri bakımından İstanbul’un en büyük ticaret hanı olan Büyük Vâlide Hanı, Sultan IV. Murad’ın (1632-1640) saltanat yılları içinde padişahın annesi Vâlide Kösem Sultan tarafından başta Üs
Pınar Yurtseven
17 May2 dakikada okunur